Türkiye'de Sivil Toplum: Sorunlar ve Çözüm Önerileri Çalıştayı'nı Gerçekleştirdik

25 Ağustos 2022 | 717 Defa Görüntülendi

Sivil Toplum Düşünce Enstitüsü birimimiz ile 24 Ağustos 2022 tarihinde “Türkiye'de Sivil Toplum Sorunlar Ve Çözüm Önerileri” başlığı altında iki oturumdan oluşan bir çalıştay gerçekleştirdik.

Türkiye'de sivil toplum sorunları ve çözüm önerileri kapsamında düzenlenen çalıştayımızın birinci oturumunda; sivil toplum, devlet ve siyaset ilişkisi temelde anlam, kapsam ve açılımlar konuları altında tartışıldı.

Birinci oturumda gerçekleştirilen siyaset bilimi, sosyoloji ve felsefe bağlamlarındaki bu tartışmalarda Sivil Toplum’un düzenleme, denetleme ve destekleme özelliklerine güçlü bir vurgu yapıldı.

Türkiye'de sivil toplum sorunları ve çözüm önerileri kapsamında düzenlenen çalıştayın ikinci oturumunda; sivil toplumda mali sürdürülebilirlik, finansman yönetimi ve şeffaflık konuları dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve fon yönetimi ve mali özerklik çerçevesinde tartışıldı.

İkinci oturumda STK’ların kurumsal yapıları, iç mekanizmaları, işleyişleri ve karşılaştıkları organizasyonel/yapısal sorunlara dair vurgulamalar ve bunların aşılmasına dair öneri ve çözümler sunuldu.

Türkiye'de sivil toplum sorunları ve çözüm önerileri çalıştayı kapsamında ele alınan konular ve katılımcıların görüşlerinin derlendiği Türkiye'de Sivil Toplum: Sorunlar ve Çözüm Önerileri Çalıştay Raporu'na buradan ulaşabilirsiniz.

Söz konusu tartışmalarda vurgu yapılan diğer özellikler:

  • STK’ların özerk olması gerekir.
  • STK’ların piyasa ve devlet arasında bir yerde ve dengeleyici bir mekanizma işlevi görmelidir.
  • STK’lar güç ve para ilişkisinde dengeli olmalıdır. Ne devlet kadar güce, ne de piyasa kadar kâra odaklanmalıdırlar. Kâr amacı gütmeden, güce karşı da mesafeli bir yapı olmalıdır.
  • Sivil toplum ve STK’lar siyasetten bağımsız düşünülemezler. STK’ların siyaset karşısında kendilerini nasıl konumlandırdıkları ise üzerinde düşünülmesi gereken ayrı ve önemli bir noktadır.
  • Sivil toplum ve STK’lar siyasetin kültürel hegemonyasının tesisinin aracı olmamalıdırlar.
  • STK’ların en önemli varlık gerekçesi toplumsal faydayı benimsemiş olmalarıdır.
  • Sivil toplum, devletin boş bıraktığı alanı doldurmaya çalışır. STK’lar da bu alanı tanımlamaya ve etkilemeye çalışan yapılardır.
  • Sivil topluma ve STK’lara işlev ve misyonları bağlamında; yeni dünya, yeni düzen ve yeni eğilimlere göre yeni tanımlar ve açılımlar getirilebilir. 

Öneri ve çözümler:

  • Günümüz değişen koşullarıyla birlikte STK’lara olan ihtiyaç artmaktadır.
  • STK’lar devlet ve piyasanın giremediği alanlarda önemli boşlukları doldurmaktadırlar.
  • Devlet ve piyasanın STK’ların çalışma-araştırma ve varlıklarına ihtiyaçları vardır.
  • Uzmanlaşmış, proje odaklı STK yapısının geliştirilmesi gereklidir. Bunun için STK’lar nezdinde bir uzlaşı ve platform gibi yapılar ihtiyaç vardır.
  • STK’ların iş işleyişlerindeki organizasyonel sorunlar; gönüllü/amatör ve profesyonel çalışma gibi meseleler iç eğitim, mentörlük ve danışmanlık destekleriyle aşılabilecektir.
  • STK’ların kuruluşlarından faaliyet aşamasına kadar kurumsal işleyişlerinin iyi planlanması ve hedef ve odaklarının iyi belirlenmesi gereklidir.
  • Bağış modelleri, fon bulma, fon kullanma, fon yönetimi ve fon çeşitlendirmesi gibi alanlarda STK’ların finansal uzmanlık desteğine ihtiyaçları vardır.
  • STK’lar arasında kurulacak bir STK fon havuzu STK’ların fon ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir çözüm sunabilir.
  • STK’ların bağımsızlığında fon kullanımı önemli bir alandır. Bu bağımsızlığın sağlanması için gerekli mevzuatsal düzenlemeler yapılmalıdır.
  • STK’ların altyapısı yeni imkân ve koşullara göre geliştirilmelidir. Özellikle dijitalleşme bağlamında yenilikçi açılımlar gençlerin de STK’lara gönüllü katkısını artıracaktır.
  • Mikro yönetim gibi yerel odaklı çözüm ve açılımlar önemlidir.
  • STK’ların kendi faaliyetlerini şeffaf bir şekilde ölçme ve değerlendirmeleri ve denetlemeleri özerkliklerini ve itibarlarını korumak açısından da önemlidir.
  • Gönüllülüğün segmente edilmesi gereklidir. Buna göre farklı yaş gruplarına yönelik farklı gönüllülük eğitim ve faaliyetleri düzenlenebilir, okullarda gönüllülük faaliyetleri yaygınlaştırılabilir.